Muhasebe Kaydı, Muhasebeleştirme, Vergi Daireleri, Sgk, Ebeyanname, Muhasebe bürosu, Muhasebe programları, Matbu Formlar,SGK, E-Devlet Uygulamaları, Guncel Mevzuat, Mali Müşavirlik

4 Temmuz 2010 Pazar

GEÇİCİ VERGİ DÖNEMLERİNDE EN ÇOK YAPILAN HATALAR VE UYGULAMALI ÇÖZÜM YOLLARI



1. GİRİŞ 
Günümüzde vergi kanunlarındaki değişikliklerin takibi oldukça dikkat gerektiren bir konu haline gelmiştir. İnternet kullanımının yaygınlaşmasına rağmen elektronik ortamda dahi bunların takibi kolay olmamaktadır. Bu nedenle, devamlı değişen mevzuat karşısında, özellikle de geçici vergi dönemlerinde belli hataların kanun ve değişikliliklerin yeterince takip edilememesi neticesinde tekrarlandığına sıkça şahit olmuşuzdur.  
Bu çalışmada, geçici vergi dönemlerinde sıkça yapılan hatalar irdelenecek olup, bunların çözüm yolları üzerinde durulacaktır.
II. ÖZELLİKLİ DURUMLAR 
a)                  Bağış ve Yardımların Giderleştirilmesi ve Vergisel Boyutu 
İşletmeler tarafından KVK md.10  çerçevesinde yapılan bağış ve yardımlar ilk yapıldıkları dönemde kayıtlara gider olarak alınmalı ve geçici vergi dönemlerinde Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak matraha eklenmeli. Zira, yapılan bağış ve yardımlar, KVK. Md 10’da belirtilen kurum ve kuruluşlara yapıldığı tevsik edildiği müddetçe aynı beyannamede bu sefer Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler kısmında vergi matrahından tenzil edilmeli. 
Bağış ve yardımların yapıldıkları dönemde yapılması gereken muhasebe kaydı aşağıdaki gibi olmalıdır; 

------------------------------------/---------------------------------------
770            XXX 
102/100
---------------------------------------------------------------------------- 
-------------------------------/-------------------------------------------
900    Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler Karş. 
901 Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler
---------------------------------------------------------------------------- 

b) Borç ve Alacaklı Hesapların Değerlemesi ve Fatura Tanzimi 
105 Sıra No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’ne göre bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vukuu bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı esas itibariyle vade farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Böylece, geçici vergi dönemlerinde herhangi bir ödeme veya bedel tahsil etmeksizin yapılan değerlemelerde fatura tanzimi ihtiyari olup ödemenin gerçekleştiği anda faturanın KDV’li tanzim edilmesi gerekmektedir. 

GEÇİCİ VERGİ TARHİYATLARINDA VERGİ ZİYAI CEZASI VE TEKERRÜR UYGULAMASI

           
Mükellefler hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında tespit edilen matrah farkları üzerinden 213 sayılı V.U.K:un 29.maddesi uyarınca ikmalen veya 30 ncu maddesi uyarınca re’sen Gelir vergisi, kurumlar vergisi ve geçici vergi tarhiyatı istenilmekte, tarhı istenen vergiler üzerinden ise aynı yasanın 341.maddesi hükmü uyarınca ziya uğratılan verginin bir katı 359 ncu maddede yazılı filer için ise üç katı tutarında vergi ziyaı cezası uygulanmaktadır.

İnceleme Elamanlarınca düzenlenen Vergi İnceleme raporlarında tespit edilen vergi farkı üzerinden bir kat veya üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi önerilse de; vergi dairesi tarh dosyasını inceleyerek “vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği yılın başından başlamak üzere vergi ziyaın da beş usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durunda vergi ziyaı cezasının %50, usulsüzlük cezasının %25 oranında arttırılmak suretiyle uygulanmasına ilişkin ” 213 s.V.U.K.nun 339 maddesindeki tekerrür hükmünü dikkate alarak cezayı %50 oranında arttırarak mükellef adına ziya uğratılan verginin 1,5 katı, 359. mad. yazılı fiillerde ise 4,5 katı tutarında vergi ziyaı cezası kesmektedir. 

GEÇİCİ VERGİDE %10 YANILMA PAYI UYGULAMASI !


Geçici vergi döneminin kapanmasından sonra, geçici vergi beyanlarının incelenmesi sırasında, geçici vergi matrahının eksik beyan olunduğunun vergi idaresi tarafından tespiti halinde, eksik geçici vergi,ikmalen veya re'sen tarh olunur. Bu eksik beyan olgusu, aynı zamanda vergi ziyaı na da yol açtığından cezaya ve ayrıca gecikme faizinin de sebebini teşkil eder. Ancak eksik beyanda bulunulduğunun, yıllık verginin vergilendirme dönemi kapanmasından sonra saptanması halinde, tarh olunacak geçici verginin mahsup olanağı artık kalmamış olacağından, geçici vergi tarhiyatı yapılamaz. Bu durumda mükelleflerden sadece, ceza ve gecikme faizi aranır. Böyle bir durumda aranacak olan gecikme faizinin ise geçici verginin normal beyan ve ödeme tarihi ile mahsup olanağı bulunan yıllık beyan tarihi arasındaki süre ile sınırlı olması gerekir. Nitekim Maliye Bakanlığı da gecikme faizinin hesabı konusunda 16.5.2000 tarih ve 2000/6 sayılı Uygulama iç Genelgesi ile bu yönde görüş açıklamıştır.Geçici vergi matrahının mükelleflerce dönem sonu işlemlerine ilişkin kayıtlar yapılmadan ve dönem sonu işlemlerinden bir kısmı ihmal edilerek belirlenebilmesi dolayısıyla mükelleflerin hata yapma olasılıkları yüksektir. Bu durumu dikkat alan yasa koyucu, geçici vergi matrahlarında ileride bulunacak matrah farklarıyla ilgili olarak yüzde 10 oranında bir  yanılma payı öngörmüştür. Gelir Vergisi Kanunu'nda yer alan yasal düzenlemeye göre "yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin yüzde 10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen tarhiyat yapılamaz."Bu maddenin yorumu geçmişte tartışma konusu olmuştur. Maliye Bakanlığı, 217 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde, "geçici verginin yüzde 10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, yüzde 10'u aşan kısım re'sen veya ikmalen tarhiyata konu olacaktır" şeklinde görüş açıklamıştır.

1 Temmuz 2010 Perşembe

HİZMET BORÇLANMA İŞLEMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ

01 Temmuz 2010
Resmi Gazete
Sayı: 27628

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından:

            
Amaç ve kapsam
            
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 41 inci, 46 ncı ve geçici 4 üncü maddelerine göre sigortalılar ile hak sahiplerinin yapacakları hizmet borçlanma işlemlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir.
            
Dayanak
            
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 121 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
            
Tanımlar

MADDE 3 –
(1) Bu Tebliğde geçen;

          a) Kanun: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,
             b) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu,
             c) Sigortalı: 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa ve 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalıları,
             d) Hak sahibi: Sigortalının borçlanılacak hizmetleri ile ölüm aylığı bağlanmasına hak kazanacak eş, çocuk, ana ve babasını,
             e) Sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi: Sigortalılarla hak sahiplerinin borçlanma işlemlerini yapan üniteleri,
             ifade eder.

             Borçlanma hakkı verilenler
             MADDE 4 – (1) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı sayılanlar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar, 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince haklarında bazı sigorta kolları uygulananlar, isteğe bağlı sigortalılar ile bunların hak sahipleri 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümleri gereğince borçlanma yapabilirler.
             (2) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalılarla hak sahipleri, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, bu sigortalıların diğer statülere tabi oldukları sürede bu statülere göre borçlanılacak sürelerinin bulunması halinde ise 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümlerine göre borçlanma yapabilirler.
             (3) 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenler ile hak sahipleri 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince, 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenlerin daha önce 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca aynı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı olması ve borçlanılacak sürelerinin bulunması halinde kendileri veya hak sahipleri ilgili bentler kapsamında borçlanma yapabilirler.
             (4) 5510 sayılı Kanuna göre yurtiçinde çalışması bulunmayanlardan, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde çalışmış olanlar ile halen çalışmaya devam edenler, Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (d), (e) ve (h) bentlerine göre borçlanma yapabilirler.

             Borçlanma kapsamında olan süreler
             MADDE 5 – (1) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca;
             a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreler,
             b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre zorunlu sigortalılıkları devam edenler hariç olmak üzere, er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreler,
             c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların personel mevzuatlarına göre aylıksız izinde geçen süreleri,
             d) Sigortalı olmaksızın doktora öğreniminde veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğreniminde geçen süreler,
             e) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal stajda geçen süreleri,
             f) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen sigortalılık süreleri hariç, sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,
             g) Grev ve lokavtta geçen süreler,
             h) Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri,
             ı) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden aybaşına kadar açıkta geçirdikleri süreler,
             borçlanma kapsamındadır.
             (2) Sigortalılarla hak sahipleri yukarıda belirtilen sürelerin tamamını veya bir kısmını borçlanabilirler.

             Sigortalılık şartı
             MADDE 6 – (1) Hizmet borçlanmalarında, 5510 sayılı Kanun veya mülga sosyal güvenlik kanunlarına göre tescil edilmiş olmak yeterli olup, sigortalının kendisi tarafından yapılan başvurularda borçlanma talep tarihinde, hak sahiplerince yapılan başvurularda ise sigortalının ölüm tarihinde fiilen sigortalı olma şartı aranmaz.
             (2) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalılarla hak sahiplerince yapılacak borçlanma taleplerinde 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
             (3) İkinci fıkra kapsamında bulunan sigortalıların diğer statülere tabi oldukları sürede, bu statülere göre borçlanılacak sürelerinin bulunması halinde birinci fıkra hükmü uygulanır. 

             Borçlanılacak sürelerin belgelendirilmesi
             MADDE 7 – (1) Hizmet borçlanmaları;
             a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum izni ya da analık izni süreleri tabi olduğu işyerince,
             b) Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreler askerlik şubelerince veya Kuvvet Komutanlıklarınca,
             c) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri ilgili kamu idarelerince,
             d) Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri ilgili hastane veya öğrenim kurumlarınca,
             e) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri ilgili baro başkanlıklarınca,
             f) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen primi ödenmemiş süreleri Cumhuriyet Savcılığınca,
             g) Grev ve lokavtta geçen süreler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğünce,
             h) Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri ilgili tıp fakültelerince,
             ı) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin istifa ettikleri tarihi takip eden aybaşı ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreler ilgili kamu idarelerince,
             onaylanan ve örneği Kurumca hazırlanan hizmet borçlanması başvuru belgelerine göre Kuruma yapılır.
             (2) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının doğum tarihinden sonraki borçlanmak istediği iki yıllık süre Kurum hizmet kayıtlarından tespit edilir.
             (3) Bu maddede sayılan belgelerden elektronik ortamda alınanlar Kurumca istenmez.
             Borçlanılacak sürelerin prim tutarının hesabı
             MADDE 8 – (1) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanların, bu Kanunun 41 inci maddesine göre borçlanılacak sürelere ait prim tutarı, sigortalıların veya hak sahiplerinin talepte bulundukları tarihte 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesine göre prime esas alt ve üst sınırlar arasında olmak üzere kendilerince belirlenen günlük kazancın % 32’si oranında hesaplanır.
             (2) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanacak olan sigortalıların diğer statülere tabi oldukları sürede, bu statülere göre borçlanılacak sürelerine ait prim tutarı birinci fıkra hükümlerine göre hesaplanır.

             Borçlanılacak sürelerin tebliği ve ödenmesi
             MADDE 9 – (1) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih borcun tebliğ tarihidir.
             (2) Hesaplanan borç, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde sigortalı veya hak sahipleri tarafından Kuruma ödenir.
             (3) Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar geçerli sayılmaz. Bunlar için ayrıca yeni başvuru şartı aranır.
             (4) Süresi içinde tebliğ edilen borcunu ödemeyenler ile kısmi ödeme yapanların kalan sürelerinin borçlandırılması için yeni başvuru şartı aranır.
             (5) Sigortalının borçlanmaya esas günlük kazancının tespitinde, adi posta yolu ile gönderilen veya Kuruma doğrudan verilen belgenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilenlerde ise postaya verildiği tarih esas alınacaktır.
             (6) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olan sigortalılardan haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulananların, diğer statüler gereğince borçlanmaları halinde borçlanma talep dilekçesinin Kurum kayıtlarına geçtiği tarih dikkate alınarak 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yeni borç tutarı hesaplanıp, daha önce diğer statüye göre yatırılan borçlanma tutarı mahsup edilerek varsa eksik kalan miktar tahsil edilmek suretiyle borçlanma geçerli sayılır.   

             Borçlanılan sürelerin hizmet olarak değerlendirilmesi
             MADDE 10 – (1) Tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamının ya da bir kısmının bir ay içinde ödenmesi halinde, ödenen miktara karşılık gelen süre sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
             (2) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin;
             a) (c) ve (ı) bentlerine göre borçlandırılan süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerine göre borçlandırılan süreler başvurulan tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
             b) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanacak olan sigortalıların 41 inci maddenin (a), (f) ve (g) bentlerine göre borçlandırılan süreleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında,
             c) 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenlerden daha önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında sigortalılığı bulunanların borçlanılacak süreleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında,
             sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
             (3) 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda; borçlanılan prime esas gün sayısı borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgari kazanca oranlanarak, söz konusu oran ilgili ayın prime esas asgari kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili ayın prime esas kazancı kabul edilir. Ancak, hesaplanan prime esas kazanç hiçbir şekilde o ayın prime esas azami kazancını geçemez. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalıların 2008 yılı Ekim ayı başından önce borçlandırılan sürelere ilişkin prime esas kazançlarının değerlendirilmesinde de 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümleri uygulanır.
             (4) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca borçlandırılan süre, Kanunun 38 inci maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa çalışmaya başlanılan tarihten önceki süre ise sigortalılığın başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Ancak, prime esas kazanç borçlandırılan sürelerin geçtiği tarihteki ilgili aylara mal edilir.
             (5) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre ilk defa sigortalı olanların sigortalılık başlangıç tarihinden önceki sürelerin, bu Kanunun 41 inci ve 46 ncı maddeleri gereğince borçlandırılması halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi geriye götürülür. Bunlar hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici madde hükümleri uygulanmaz.
             (6) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı olanların borçlandırılan süreleri, aynı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasında en az 5 yıllık sigortalılık süresi ve toplam 900 gün prim ödeme şartının yerine getirilmesinde dikkate alınmaz.
             (7) 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalılar ve hak sahiplerinin, sigortalının diğer statülere tabi olduğu süre için ve bu statüler kapsamında yapacakları borçlanma hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlandırılan sürelerinin hizmet olarak değerlendirilmesinde 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince 5434 sayılı Kanunun mülga hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
             (8) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan sigortalıların 1/10/2008 tarihinden önceki dönemlere ait sürelerinin 1/10/2008 tarihinden sonra borçlanılması halinde, 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümleri uygulanır. Borçlanılan süreler sigortalıların hizmet süresi olarak aylıkların hesabında gün sayısına eklenir, kazanç hesabında dikkate alınmaz.
              (9) 2008 yılı Ekim ayı başından önce kamu idarelerindeki görevlerinden ayrılanlardan, ayrıldıkları tarihte 5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre malullük veya emekli aylığı bağlanabilmesi için yeterli hizmet süresi bulunmayan ve görevden ayrıldıktan sonra herhangi bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanların, 2008 yılı Ekim ayı başından önce ölenlerin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, yeterli hizmet süresi bulunmadığı için aylık bağlanamamış olan dul ve yetimlerinin borçlanacakları hizmetleri ile birlikte prim ödeme gün sayısı bakımından 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre aylığa hak kazanmaları ve müracaatları halinde, borçlanma işlemleri bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanuna göre hesap edilerek, kendilerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aylık bağlanır.
             (10) 1/10/2008 tarihinden önce 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi sigortalı iken 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (F) bendine göre yapılan borçlanmalar, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi hizmet olarak değerlendirilir.
             (11) 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yurtdışında geçen hizmet sürelerini borçlanan sigortalıların 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi gereğince yapacakları borçlanma talepleri, 3201 sayılı Kanuna göre belirlenen sigortalılık statüsüne göre sonuçlandırılacaktır.
             (12) 5510 sayılı Kanuna göre yurtiçinde çalışması bulunmayanlardan, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde çalışmış olanlar ile halen çalışmaya devam edenlerin 41 inci maddenin (b), (d), (e) ve (h) bentlerine göre yaptıkları borçlanmalar 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
             5510 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine göre yapılacak borçlanmalar, borcun hesaplanması ve ödenmesi
             MADDE 11 – (1) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olan sigortalılardan, fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler, fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak atananların başarılı öğrenim süreleri ile fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerin daha önce kendi hesabına okudukları normal okul süreleri 5510 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi gereğince borçlandırılır.
             (2) Borç tutarı, borçlanmanın yapıldığı tarihte ilgisine göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun veya polis memuru ya da komiser yardımcısının prime esas kazancının %32’si üzerinden hesaplanır ve tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitler halinde sigortalı tarafından ödenir.
             5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre yapılacak borçlanmalar
             MADDE 12 – (1) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca;
             a) 5434 sayılı Kanuna tabi iştirakçi iken, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ile hak sahipleri,
             b) 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile hak sahipleri,
             hakkında yapılacak borçlanma işlemleri, 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır. Ancak, 5434 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenlerin daha önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı iken aynı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (f) ve (g) bentlerine göre borçlanılacak sürelerinin bulunması halinde kendileri veya hak sahipleri ilgili bentler kapsamında borçlanma yapabilirler.

             5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrasına göre yapılacak borçlanmalar borcun hesaplanması ve ödenmesi
             MADDE 13 – (1) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
             a) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerden Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışacak olanların,
             b) Emniyet Hizmetleri Sınıfında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda geçen,
             c) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçen,
             başarılı eğitim süreleri istekleri halinde borçlandırılır.
             (2) Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrasına göre, Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların sözü edilen okullarda, fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçen başarılı öğrenim süreleri istekleri halinde, borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık alan polis veya komiser yardımcısı ile astsubay çavuşun emekli keseneğine esas unsurları üzerinden, bu sürelere ait kesenek ve karşılık tutarının tamamı borcun tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde sigortalı tarafından ödenir.
             5434 sayılı Kanunun mülga 15 inci maddesinin (e) fıkrasına göre yapılacak borçlanmalar
             MADDE 14 – (1) 5434 sayılı Kanuna tabi iştirakçi iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlardan, fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenlerin, başarılı öğrenim süreleri ile fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okumaya devam eden öğrencilerin, daha önce kendi hesabına okudukları normal okul sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin işlemler 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır.

             5434 sayılı Kanunun ek 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yapılacak borçlanmalar
             MADDE 15 – (1) 5434 sayılı Kanunun yürürlükte bulunan ek 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, aylıklarını 22/1/1962 tarihli ve 1 sayılı Kanun ile ek ve tadillerine göre alan ve almış olan 5510 sayılı Kanun gereğince 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) kapsamındaki sigortalıların, 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıkların kanunları kapsamındaki serbest meslekte geçmiş ve değerlendirilmemiş hizmet sürelerinin 15 yılı, bu hizmetlerin söz konusu kanun hükümleri uyarınca belgelendirilmesi halinde, öğrenim durumları itibariyle memuriyete giriş derecesi esas alınarak yapılacak borçlanmalara önceki mevzuat gereğince devam edilir.
             Borçlanma için başvuruların yapılması
             MADDE 16 – (1) Borçlanma yapmak için;
             a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 2925 sayılı Kanun, mülga 506, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi olan sigortalılar ve hak sahipleri tarafından sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine,
             b) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalılarla hak sahipleri, bağlı bulundukları kamu idareleri aracılığıyla Kurumca örneği hazırlanan borçlanma belgesi ile Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığına,
             müracaat edilir.
             (2) Birinci fıkranın (b) bendi gereğince yapılan borçlanma işlemlerine ilişkin yetki devri yapıldıktan sonra borçlanma müracaatları sigortalılar ve hak sahipleri tarafından ilgili sosyal güvenlik il müdürlüklerine/sosyal güvenlik merkezlerine yapılır.

             Yürürlükten kaldırılan tebliğ
             MADDE 17 – (1) 28/9/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.
             Yürürlük
             MADDE 18 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 6 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası, 10 uncu maddesinin ikinci, dördüncü, yedinci, onuncu, onbirinci ve onikinci fıkra hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başından geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
             Yürütme
             MADDE 19 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.

İSTEĞE BAĞLI SİGORTA İŞLEMLERİ HAKKINDA TEBLİĞ

01 Temmuz 2010
Resmi Gazete
Sayı: 27628

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından:

            
Amaç ve kapsam
            
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre isteğe bağlı sigortalı olanlar ile 2008 yılı Ekim ayı başından önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre isteğe bağlı sigortalılığı devam edenler ile 5434 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 121 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
             a) Kanun: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,
             b) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu,
             c) Sigortalı: 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalıları,
             ç) Sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi: Sigortalıların isteğe bağlı sigortaya ilişkin işlemlerini yürüten üniteleri,
             ifade eder.

İsteğe bağlı sigortalı olma şartları

MADDE 4 – (1) İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinden doğan haklar saklı kalmak kaydıyla, Türkiye’de yasal olarak ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde bulunan Türk vatandaşlarından;

          a) 18 yaşını doldurmuş olmak,
             b) Kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmakla birlikte, ay içinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak,
             c) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak,
             ç) İsteğe bağlı sigorta giriş bildirgesiyle Kuruma başvuruda bulunmak,
             şartları aranır.
             (2) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinden isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunanlardan Türkiye’de ikamet şartı aranmaz.
             (3) 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (a), (b) ve (e) bentlerine tabi olan sigortalılık hali isteğe bağlı sigortalılık için engel teşkil etmez.

Tevsik Zorunluluğu Olmayan Ödeme ve Tahsilatlar

 Bankadan geçmesi gereken ödemelerin istisnası:

Tevsik zorunluluğu kapsamına giren kişiler ile nihai tüketicilerin genel ve katma bütçeli idareler ile döner sermaye işletmelerine yapacakları ödeme veya tahsilat işlemlerine ilave olarak aşağıdaki kurum ve kuruluşlarda yapılan işlemler de ilave edilmiştir.

1-Sermaye piyasası aracı kurumlarında,
2-Yetkili döviz müesseselerinde,
3-Noterlerde,
4-Tapu idarelerinde

yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların belirtilen kurumlar aracı kılınarak yapılması zorunlu bulunmamaktadır.

Instagram Sayfamızdan Bizi Takip Edebilirsiniz

Translate - Çeviri

Popüler Konular

Muhasebe ve Excel Grubu

 
Muhasebe ve Excel
Üyelere Özel grup · 275 üye
Facebook Gruba Katıl
Diğer grup ve sayfalardan farklı olarak, özellikle EXCEL üstüne yoğunlaşmak istediğim bir grup... Özel excel çalışma dosyalarımızı paylaşarak çalışma ...
 
Blogger tarafından desteklenmektedir.