Muhasebe Kaydı, Muhasebeleştirme, Vergi Daireleri, Sgk, Ebeyanname, Muhasebe bürosu, Muhasebe programları, Matbu Formlar,SGK, E-Devlet Uygulamaları, Guncel Mevzuat, Mali Müşavirlik

Yazarlarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazarlarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2011 Pazar

Şüpheli Alacak Karşılığı Ayırmanın Şartları

Vergi Usul Yasası'nın 323'üncü maddesi gereği olarak ticari ve zirai kazancın elde edilmesi
ve idamesi ile ilgili olarak;

* Dava ve icra safhasında bulunan alacaklar ile

* Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından
ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar için şüpheli
alacak karşılığı ayrılması mümkündür. Bu bağlamda mevcut yasal düzenleme uyarınca
şüpheli hale gelen alacaklar için değerleme gününün değerine göre pasifte karşılık ayırarak
geçici bir süre söz konusu alacağın giderleştirilmesi mümkündür.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Sağlık personeline ek ödeme haksızlığı bitiyor

Hükümetin "Tam Gün Yasası" ile CHP'nin 1978 yılında çıkardığı "Tam Gün Yasası" arasındaki önemli farklardan birisi de doktor dışı sağlık personeliydi. CHP'nin Tam Gün'ü tüm sağlık personelinin aylıklarını 3 katına çıkarmışken, bu hükümetin Tam Gün'ü sadece doktorların aylıklarında artış öngörüyordu. İşte bu sebeple mağduriyet yaşayan sağlık personeline önce Anayasa Mahkemesi sonra da Danıştay sahip çıktı


SÖZSEN (Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının Sözü Sendikası) Genel Sekreteri Hakan Ekici konuyu yüksek sesle dile getirmişti. Zira, AK Parti'nin Tam Gün Yasası'nda sadece doktorlara verilecek ek ödemeler artırılmış, diğer sağlık personeli hatırlanmamıştı bile. 1978 yılında Sağlık Bakanı Dr. Mete Tan zamanında çıkarılan CHP'nin Tam Gün Yasası'nda ise tüm sağlık personeli günde 8 saat değil 24 saat görev yapar esasına geçirilmiş ve ücretleri de 3 katına çıkarılmıştı. Yani, AK Parti'nin Tam Gün'ü doktor dışı sağlık personelini unutmuştu.

Bağ-Kur dul aylığı alana yetim aylığı bağlamaz

Soru: Babam vefat edeli 1.5 yıl oldu. SSK’dan anneme babamdan dolayı emekli maaşı bağlandı. Dedem de 30 yıl önce vefat etmiş. O da Bağ-Kur’luymuş. Annem hem yetim maaşı hem de eşten emekli maaşı alabilir mi? Nağme DÜNDAR

Cevap:
1 Ekim 2008’den itibaren Bağ-Kur ve SSK’dan hem dul hem de yetim aylığı alınamıyor. 1 Ekim 2008’den itibaren anneniz eşinden dolayı dul aylığı aldığından, Bağ-Kur’dan yetim aylığı alamaz.
Ancak, dul ve yetim aylığından istediğini bağlatma hakkı var. Muhtemelen eşinden bağlanan aylık yüksek olduğundan, dedenizden bağlanacak aylığı tercih etmeyecektir.
Ancak, dedeniz Bağ-Kur’lu değil de Emekli Sandığı mensubu olsaydı, anneniz dedenizden dolayı Emekli Sandığı’ndan yetim aylığı da alabilirdi. Bu, çoğu kişiyi olduğu gibi sizi de yanıltmasın.

Kendi isteği ile ayrılan ihbar tazminatı alamaz.. Yetim Aylığı..

Soru: 1 Kasım 1986 SSK girişli, 4 Eylül 1969 doğumluyum. Çalıştığım iş yerinden ayrılmak için, ‘Kıdem tazminatı alabilir’ yazısı ile başvuracağımı biliyorum. Sormak istediğim, bu yazı ekinde istifa dilekçesini verirken ihbar süresini de yazabilir miyim? (16 yıldır aynı şirkette çalışıyorum) Funda GÜNDOĞDU

Cevap:
Dilekçenize ihbar sürenizi yazmanızın bir mahsuru yok. İhbar tazminatı almak için dilekçenize ihbar sürenizi yazmak isteseniz de kendi isteğiyle ayrılanlar ihbar tazminatı alamadığından bir faydası olmaz.

Doğum sonrası iki yılı geçmemek üzere sigortalı çalışılmayan süre borçlanılabiliyor
Soru: Eşim için doğum borçlanması hakkında bilgi rica edeceğim. Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileri, borçlanma genelgesinin Eylül ayında çıkabileceğini belirterek, genelge olmadığından bilgi vermiyorlar. Eşimin ilk doğumu 30 Nisan 1988 olup, ilk SSK girişim 25 Aralık 1988’dir. Doğum borçlanması yaparsa eşimin ilk işe giriş tarihi 720 gün (2 yıl) geriye gidecek mi?
Doğum ile ilk işe giriş arasında 8 ay gibi bir gün var. 8 ay mı borçlanma işlemi olacak? Şayet eşimin ilk işe girişi 2 yıl geriye giderse, eşim 5150 gününü dolduruyor ve emekliliğini hak ediyor. Abdullah BAYIN

BAĞ-KUR prim borçlarının silinmesi

Soru: Mükellefim, şirket ortaklığına girmeden önce SSK’lıydı. 30 Nisan 2001’de çalışmaya ara verdi. 7 Haziran 2001’de tekrar SSK’lı oldu. Bağ-Kur’a geçmesi gerekirdi ama SSK’lı olarak devam etti. 20 Ağustos 2006’da şirket ortaklığından ayrıldı. 2 Ekim 2006’da gerçek usulde vergi mükellefliğinden dolayı Bağ-Kur’u başlattım. SSK’da 5900 gün primi olduğundan 15’inci basamaktan başlatıldı. 1 Mayıs 2001’den itibaren Bağ-Kur’luluk kabul edilmiş olarak borç gönderildi. 17’nci maddeden yararlanmak istedim, ‘48 aylık borç var’ denildi. 15’inci basamaktan açılmasaydı, 48 aydan fazla borç olacaktı. Geçmiş Bağ-Kur borcunu sildirip, SSK günleri aynen kalabilecek bir şey yapabilir miyim? Ufuk KÖKSOY

Cevap: Mükellefinizin 30 Nisan 2008’e kadar olan Bağ-Kur prim borcu 48 ay değil, 5 yıldan fazla. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 17’nci maddesine göre; 30 Nisan 2008 itibarıyla 5 yıldan (60 ay) fazla prim borcu olanların borçları, sigortalılığı durdurularak silindi. Mükellefinizin de 30 Nisan 2008 itibarıyla 5 yıldan fazla prim borcu olduğundan, borçlarının silinmiş olması gerekiyor. Kuruma yazılı olarak başvurup, 30 Nisan 2008 itibarıyla 60 aydan fazla prim borcunuz olduğunu belirterek, sigortalılığınızın durdurularak prim borcunun silinmesini talep edin. Aksi takdirde İş Mahkemesi’ne dava açarak prim borcunuzu yargı yoluyla sildirebilirsiniz. Bu takdirde, Bağ-Kur başlangıç tarihi 2 Ekim 2006 olur. Ödenen SSK primleri de geçerli olur.

Eşiniz 69 gün daha prim ödeyerek emekli olabilir

Soru: Eşim 1 Ağustos 1959 doğumlu. 15 Haziran 1976’da SSK’lı oldu. İsteğe bağlı prim ödüyor. SSK’ya 2373 gün primi var. 1 Mayıs 1998 ile 31 Ağustos 1999 arasında 473 gün Bağ-Kur’a prim ödedi. Ne zaman emekli olur? İrfan KANDUR/Edirne

Cevap: Eşiniz 8 Eylül 1999 itibarıyla 18 yıldan beri sigortalı olduğu için şanslı. Çünkü eşiniz bu tarihte yürürlüğe konan ve emekli olmayı oldukça zorlaştırdığından kamuoyunda ‘mezarda emeklik’ olarak adlandırılan yasaya tabi olmadan, eski yasa şartlarıyla emekli olacak. Eşiniz, eski yasaya göre yaş haddinden emekli olmak için, 15 yıl sigorta, 3600 gün prim ve 50 yaş şartlarına tabi. 69 gün daha prim ödeyerek, 3531 gün olan prim ödemesini 3600 güne tamamlayacağı tarihte emekli olabilir. Bağ-Kur ve SSK hizmetlerinin birleştirilmesi için başvuru yapın. 5 Kasım 2010’da emeklilik dilekçenizi verirseniz 1 Aralık 2010’da emekli aylığı bağlanır.

Birinci derece engellinin, aylık ücretinin 680 lirası vergilendirilmez

Soru: Vergi indirimi almış birinci derece engellinin vergi indirimi ne kadardır? Asgari ücretle çalışan birinci derece engellinin eline aylık ne kadar ücret geçer? M. TULUM

Cevap: Birinci derece engellinin aldığı ücretin 680 lirası, ‘engelli indirimi’ adı altında vergiye tabi tutulmamaktadır. Vergi indirim hakkı almış birinci derece engelli, almış olduğu ücretin 680 lirasını vergi dışında tutar ve vergilendirmez. Bu işlem, ücretin tutarına bağlı olarak engelliye en fazla aylık 102 lira vergi avantajı sağlar. Vergi indirim hakkı almış, asgari ücretli olarak çalışan birinci derece engellinin aylık net 641.40 lira ücret alması gerekmektedir.

Bir gün bile emekli olma şartlarını değiştiriyor

Soru: Babam 1 Şubat 1961 doğumlu. 1990’da SSK’lı oldu. 5600 gün prim ödedi. 1985’te askerlik yaptı. Askerliğini borçlanırsa ne zaman emekli olabilir? Yavuz FARIMAZ

Cevap: Babanızın sigorta başlangıç tarihini yıl olarak vermişsiniz. Askerlik süresini belirtmemişsiniz. Oysa bir gün bile emekli olma şartlarını değiştiriyor. Babanızın 1 Temmuz 1990’da sigortalı olduğunu ve 20 ay askerlik yaptığını varsaydığımızda, askerlik süresini borçlanırsa, 25 yıl sigorta, 5450 gün prim ve 51 yaş şartlarına tabi olur. Borçlanmadan sonra prim ödemese de 25 yıllık sigorta süresini dolduracağı 1 Kasım 2013’te emekli olabilir. Babanızın sigorta başlangıcını tarih (gün, ay, yıl) olarak ve kaç ay askerlik yaptığını bildirdiğinizde daha net bilgi verebiliriz.

7000 gün prim ödeyip 60 yaşı doldurmanız gerekiyor

Soru: 1 Ocak 1979 doğumluyum. 6 Temmuz 2000’de SSK’lı oldum. 2382 gün prim ödedim. Hangi emeklilik şartlarına tabiyim? Ne zaman emekli olurum? Ulaş AKTAŞ

Cevap: 7000 gün prim ve 60 yaş şartlarına tabisiniz. 3618 gün daha prim ödeyerek, 2382 gün olan prim ödemenizi 7000 güne tamamlamanız şartıyla, 1 Ocak 2039’da emekli olabilirsiniz.

Ücretsiz izin süresi yıllık izin süresinin hesabında çalışılmış süre gibi dikkate alınmaz

Soru: Ücretsiz izin süreleri, yıllık ücretli izin hesabında kıdem olarak dikkate alınır mı? Cemal DUMAN

Cevap: Sigortalının kullandığı ücretsiz izin süreleri, yıllık ücretli izin süresinin hesabında çalışılmış süre gibi (sizin tabirinizle kıdem olarak) dikkate alınmaz. Yıllık ücretli izin süresi, çalışılan süreler dikkate alınarak hesaplanır.

Emekli ikramiyesinde yeni düzenlemenin de iptali için Anayasa Mahkemesi’ne dava açıldı

Soru: 29 Şubat 1980-3 Kasım 1988 arasıEmekli Sandığı’na bağlı çalıştım. İstifa edip SSK’lı olarak 31 Ağustos 2005’te emekli oldum. 21 Haziran 2010’da Emekli Sandığı’na bağlı sürelerim için ikramiye talebinde bulundum. Olumsuz cevap geldi. İdare mahkemesine 60 gün içinde dava açayım mı, kazanma şansım var mı? Erhan GENİŞEL

Cevap: Sizin gibi en son çalıştığı kurum Emekli Sandığı’na tabi olmadığı sebebiyle, memuriyet hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenmesine mani olan 2829 sayılı Kanun’un 12’nci maddesindeki ibare Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildi. Ancak, iptal edilen ibareyi 19 Haziran 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5997 sayılı Yasa ile Emekli Sandığı Kanunu’nun 89’uncu maddesine tekrar koyarak, iptalden önceki uygulamanın devamını sağladılar. Sizin gibi emekli ikramiyesi talep edenlere ret cevabı veriyorlar. Nitekim size de ret cevabı gelmiş. Ya 60 gün içinde yeni düzenlemenin de Anayasa’ya aykırı olduğu iddiası ile İdare Mahkemesi’ne dava açacaksınız. Ya da ana muhalefet partisinin açtığı iptal davasının sonuçlanmasını bekleyeceksiniz. Takdir sizin.


30 Ağustos 2010/POSTA

Vergi ve Prim Borcu Affı, Gecikme Zamları

BAŞBAKAN’IN TALİMATI
Geçtiğimiz hafta, Başbakan’ın da katıldığı TESK’in düzenlediği iftar yemeğinde, Bendevi Palandöken yine esnafın vergi ve prim borcu sorununu gündeme getirip, yeni bir yapılandırmanın şart olduğunu belirtti. Palandöken’in ardından konuşan Başbakan da;
“Birikmiş vergi ve sigorta primi borçlarının yapılandırılması suretiyle, ödeme kolaylığı sağlanması konusunun incelenerek bir çözüm bulunması için” ilgili bakan ve bürokratlara talimat verdi.
 
ALACAĞIN TUTARI
Vergi, SSK ve Bağ-Kur prim alacakları, tablolarda da gösterildiği gibi, faiziyle birlikte 100 milyar liranın üzerinde.
Başka bir anlatımla, 2010 yılı bütçe açığı hedefinin iki katından fazla.
2010 yılının ilk 6 ayına ait belli olan bütçe açığına göre bir kıyaslama yaptığımızda, bu açığın 8 katı birikmiş alacak var.
 

Antrepodan satış ve KDV

Gümrük antrepoları, Gümrük Kanunu'nun 93. maddesinde yer alan düzenlemeyle ithal vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmamış ve serbest dolaşıma girmemiş eşya ile ihraç eşyasının konulabildiği yerler olarak tanımlanmıştır. Bu düzenleme ile antrepolar, gümrük bölgesi dışında sayılamamakla beraber, antrepoya konulan serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın gümrük yükümlülüğü öngörülmemiştir.

KDVK'nın 1/1. maddesi ile Türkiye'de yapılan ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesindeki teslim ve hizmetler, 1/2. maddesi ile de her türlü mal ve hizmet ithalatının Katma Değer Vergisi'ne tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Kanunun 6. maddesinde ise işlemin Türkiye'de yapılması ile mal teslimi açısından; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasının kastedildiği vurgulanmıştır. Yine kanunun vergiyi doğuran olaya ilişkin 10. maddesinin 1-ı bendinde, ithalatta, Gümrük Kanunu'na göre Gümrük Vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, Gümrük Vergisi'ne tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili ile Katma Değer Vergisi'nin doğacağı hükme bağlanmıştır.

Serbest meslekte genel giderler

Gelir Vergisi Kanunu'nun 66. maddesiyle serbest meslek faaliyetini mutat meslek olarak ifa edenler ‘serbest meslek erbabı' olarak kabul edilmişlerdir. Serbest meslek faaliyeti ise kanunun 65. maddesinde, ‘sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması' şeklinde tanımlanmıştır.

Tanım, ‘sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanma' ve ‘ticari mahiyette olmayan işler' ölçütleri ile bu kazancın ticari kazançla, ‘işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılma' ölçütüyle de söz konusu kazancın ücret ile arasındaki sınırı belirlemektedir.

31 Ağustos 2010 Salı

Damga Vergisi'nde nüsha-suret ayrımı

Damga Vergisi Yasası'nın birinci maddesinde hükme bağlandığı üzere, söz konusu yasaya ekli (1) sayılı tabloda yer alan kâğıtlar Damga Vergisi'ne tabidir. Damga Vergisi uygulaması açısından ‘kâğıtlar' terimi yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve bir husus ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgelerle elektronik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade etmektedir.

 
Mevcut yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, yabancı ülkelerle Türkiye'deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kâğıtlar, Türkiye'de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı takdirde vergiye tabi tutulmaktadır.
 
Diğer yandan Damga Vergisi'ne tabi kâğıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kâğıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de Damga Vergisi'ne tabidir. (Damga Vergisi Yasası Md: 2)
Damga Vergisi Yasası'na ekli iki ayrı tablo bulunmaktadır. (1) sayılı tabloda "Damga Vergisi'ne tabi kâğıtlar", (2) sayılı tabloda ise "Damga Vergisi'nden istisna edilen kâğıtlar" yer almaktadır.

Serbest meslek faaliyetinin özellikleri

Gelir Vergisi Yasası'nın 65'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tanımlamadan anlaşılacağı üzere "Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır."

Yasal düzenlemeden anlaşılacağı üzere serbest meslek faaliyeti tanımının temel unsurları;
* Sermayeden ziyade şahsi çalışmaya, bilimsel ve mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması,
* Bir işverene tabi olmaksızın kişisel sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması,
* Yapılan faaliyetin (işin) devamlılık arz etmesi,
olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

Instagram Sayfamızdan Bizi Takip Edebilirsiniz

Translate - Çeviri

Popüler Konular

Muhasebe ve Excel Grubu

 
Muhasebe ve Excel
Üyelere Özel grup · 275 üye
Facebook Gruba Katıl
Diğer grup ve sayfalardan farklı olarak, özellikle EXCEL üstüne yoğunlaşmak istediğim bir grup... Özel excel çalışma dosyalarımızı paylaşarak çalışma ...
 
Blogger tarafından desteklenmektedir.